İnişli Çıkışlı Nisan Ayı

By

Mart- Nisan ayları, genelde yılın en sevdiğim zamanlarıdır. Kendimi daha üretken, daha pozitif ve daha iyi hissederim. Ama bu yıl Mart ayında, o kadar durağan ve keyifsizdim ki. İçimden burası için içerik üretmek gelmedi. Hal böyle olunca “Nisan ayında üretken olmam lazım” diye kendimi zorlasam da yine başarısız oldum. Ancak ruhen kendimi besledim ve rutinlerime geri dönerek hayatımı düzene sokmaya çalıştım. Başarılı oldum mu bilmiyorum (gelecek aylarda göreceğiz) ama sizlere Nisan ayında yaptıklarımı anlatmak istiyorum. Yani en azından bunlar iyi geldiyse bir nebze de olsa başarılı olmuşumdur diye düşünüyorum.

Ruh Hali

Mart ayından Nisan’a geçerken “Yepyeni bir ay, mutlu olmalıyım!” diye kendimi gazlasam da bütün hüzün, mutsuzluk ve soyutlanmışlık hislerimi yanlışıkla Nisan ayına taşıdım. Bu da bütün ruh halimi negatif bir şekilde etkiledi. Tamam belki kendimi kitap okumalarına ve günlük tutmaya vermem açısında bir avantajdı ama yine de üzerime yapışıp kalan hislerden arınmadım. Hiçbir sebebi yokken böyle hissetmemin kaynağı, tabii ki en başta depremdi (herkeste olduğu gibi). Ardından okulların online eğitime geçmesi ve evlere hapsedilmemiz derken her şey çok üst üste gelmeye başladı. Sonrasında üniversitem de ve fakültemde bahar dönemi dersler ve sınavlar tamamen online oldu. Tabii evde kaldıkça her şey hakkında çok fazla düşünmeye başladım. Bu yüzden genel olarak mutsuz, yorgun ve keyifsizdim. Bir gün durdum dedim ki kendi kendime “Bu böyle olmayacak toparlamam lazım”. Ve kendime bir milat tarihi belirleyerek yeni hayatımın ilk gününe başladım. Çıktığım yolda kendime bazı sözler vererek hedefler koymak benim olmazsa olmazımdır. Belki bir gün isterseniz anlatırım.

Opera

Ruh hali açısından ne kadar bitik olsam da ruhuma iyi gelen şeyleri, sevdiğim insanlarla yapmak bu süreçte bana çok ama çok iyi geldi. Nisan ayının ilk haftası benim doğum günüm bu yüzden abim hediye olarak opera bileti almıştı. Yani bu ayının ilk etkinliği Opera oldu.

“Andre Chenier” adlı 3 perdelik bir Operaya gittik. Bu benim ilk Operamdı. Oldukça heyecanlı ve bir o kadar gergindim. Orkestranın aşağıda olması, salonun tarihi olması ve ambiyansı inanılmazdı. Olur da giderseniz diye konusunu anlatmak istemiyorum. Bu Nisan ayının ilk operasıydı. Bir de ayın 19’unda 2. operama gittim. O da herkesin çok beğendiğini söylediği ayrı bir görsel şöleni olan “Tosca”ydı. Tosca da çok güzeldi, hatta görsel açısından daha güzeldi ve konusu açısından da çok daha ilgi çekiciydi. Eğer sizde benim gibi hala operaya gitmediyseniz, Mayıs ayının etkinlik takvimine ekleyebilirsiniz.

Kitap

Mart ayında da ekstra yapabildiğim şey kitap okumaktı bu ayda yine öyle oldu. Okumayı çok istediğim bir kitap vardı; Dört Anlaşma: Toltek Bilgelik Kitabı. Kitap, konusu, akıcılığı ve yazarın anlatış şekli açısından beni çok etkiledi. Farklı bir bakış açısı sunarak araştırmaya teşvik eden kitapları, çok severim. İşte bu kitap da tam öyleydi. Size sadece dört anlaşmayı yazacağım ve böylece az çok kitap içeriği hakkında bir fikriniz olacak. Söz büyüdür, hiçbir şeyi kişisel alma, varsayımda bulunma ve yapabildiğinin en iyisini yap.

Sonra çok merak ettiğim ” Puslu Kıtalar Atlası” adlı kitaba başladım fakat zamanlamam o kadar yanlıştı ki biraz yeniden başlamam gerekti (vizelerim varken başladım). Şu an hala okumaya devam ediyorum. Çok fazla övüldüğü için merak edip almıştım, iyi ki de almışım.

Film/Dizi

Bu ayda “Örümcek Adam: Eve Dönüş/ Evden Uzakta” filmlerini izledim. Uzunca bir süredir süper kahraman filmlerinden uzak kalmıştım. Bu yüzden bi’ iyi geldi gibi oldu ama ben maalesef Tobey Maguire canlandırdığı Örümcek Adam filmlerini daha çok seviyorum. Dolayısıyla benim için biraz havada kaldı fakat yine de Tom Holland ve Zendaya’nın oyunculukları çok başarılıydı.

Bu ay, bayılarak izlediğim bir diziye başladım; This is Us. Gündelik hayattan olayların olduğu karakterlerin geçmişte yaşadıkları travma etkisi veren olayları yeniden hatırlayarak flashbacklerle geçmiş ve günümüz arasında geçen şahane bir dizi. Hem güldüren hem duygulandıran hem sinirlendiren kısaca her duyguyu yaşatan bir dizi. Bu tarz dizileri seviyorsanız eminim bayılırsınız.

Bütün bunlara ek Nisan ayında yaptığım iki şey daha vardı; örgün üniversitemin vizeleri ve açık öğretim derslerimin vizelerine çalışmak. Örgün eğitimde bütün öğrenciler online eğitimdeki malum sebeplerden dolayı daha yüksek notlar alırken benim verimim düştüğü için notlarım da yüz yüze eğitime göre yarı yarıya düştü. Ama umuyorum ki finallere daha iyi konsantre olup notlarımı yükselteceğim.

Nisan ayı özetimin tamamı bu kadardı. Umuyorum ki Mayıs ayı hepimiz için mükemmel geçer ve yeni umutları da beraberinde getirir. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere!

Posted In , ,

Yorum bırakın