Herkese merhaba! Yeni bir yazıyla yeniden aranızdayım, arayı çok açmak istemedim. “Erasmus 101” adlı yazımı sevmenize de çok mutlu oldum. Bu sefer Almanya’ya ilk geldiğimde öğrendiğim ve şaşırdığım şeyleri sizlere aktaracağım. İçlerinde bildiğiniz şeyler mutlaka olacaktır fakat dediğim gibi bunlar benim tecrübelerim ve bunları da elimden geldiğince de size anlatmaya çalışacağım. E o zaman hadi başlayalım yazıya!
1. Alışveriş Merkezleri ve Marketler Pazar Günleri Kapalı

Almanya’ya geldiğimde tabi ki bunu biliyordum ama yine de Türkiye’de alışık olmadığım bir durum olduğu için şaşırmıştım. Marketler pazartesiden cumartesiye kadar sabah 7 ile akşam 9 arası açık olurken, alışveriş merkezleriyse sabah 9.30 ile akşam 8 arası açık oluyor. Tabi pazar günleri merkez tren istasyonu gibi bazı yerlerde birkaç marketi açık bulmanız mümkün ama çok kalabalık olduğu için bir gün öncesinden gerekli market alışverişini yapmak daha mantıklı oluyor. Zaten Almanlar da böyle yapıyor.
2. Plastik/Cam Şişelerin Depozitosu Olması(Geri Dönüşüm)

Çeşitli plastik/cam şişelerin 0.25 cent bir depozitosu oluyor zaten aldığınız şişelerin arkasına baktığınız zaman bunu görebilirsiniz. Bu depozito sisteminde atık makinesinin içine biriktirdiğiniz şeyleri koyduktan sonra fiş şeklinde alıp markette kullanabiliyorsunuz ya da kasada parayı nakit olarak da alabilirsiniz tercih sizin. Ben biriktirip bir süre sonra market alışverişimi onunla yapmayı tercih ediyorum. Keşke Türkiye’de de olsa dediğim harika bir sistem.
3. Para Bütünleme Makinesi(Coinstar)

Nasıl yani diye sorguluyor olabilirsiniz. Şöyle ki, burada bir market alışverişinden sonra kasada hala 1 cent 2 cent 5 cent gibi meblağlar verildiği için bu paralar elinizde kalıyor. Yine bunları da biriktirirseniz para bütünleme makinesine koyduğunuz zaman parayı size bütünleyip veriyor. Ben henüz denemedim çünkü hala biriktiriyorum. Ayrıca bu makineler %10 gibi bir komisyon ücreti de alıyormuş.
4.Sokak Hayvanlarının Olmaması

Evet yanlış okumadınız burada dışarda sokaklarda kedi/köpek yok. Bu durum Avrupa’nın çoğu yerinde öyle sanıyorum. Sokak hayvanları yok ama her yeşillikte ya da bir evin bahçesinde tavşan görmeniz çok mümkün. Ayrıca şöyle ilginç bir durum da var burada köpek sahipleri köpeklerini sevmenize izin vermiyor ve biraz sinirli bakıyorlar neden bilmiyorum. Buna da burada şaşırmıştım.
5. Havanın Değişkenliği

Bu çok sinir bozucu bir şey çünkü hava kapalı, soğuk ya da yağmurlu göründüğü zaman kalın giyinip dışarı çıkıyorsunuz sonra bir güneş açıyor hava anında sıcak oluyor. Bu durumun tam tersi de olabiliyor hava sıcakken bir anda fırtına çıkıp yağmur bastırabiliyor. Tek çaresi kat kat giyinmek. Almanya’da yağmurlu havanın da şöyle bir güzel yanı var, Türkiye’de olduğu gibi çok uzun sürmüyor atıştırıyor ve geçiyor.
6. Kamu Yerlerinin Çalışma Saatleri

Bu gerçekten çok tuhaf bir durum çünkü Almanya’ya yeni geldiyseniz her gün aynı çalışma saatleri olur diye düşünüyorsunuz ama öyle değil. İnternetten bakmadan giderseniz kapanmış olabiliyor. Ben burada yurt ve internet ödemelerimi yapabilmek için bir banka hesabı açtım. Oranın da çalışma saatleri şöyle; Pazartesi ve perşembe günleri 09.00-18.00, salı, çarşamba ve cuma günleriyse 09.00-13.00 arası.
7. Bol Yeşilliğin ve Nehirlerin/Göllerin Olması

Bu normal bir şey gibi gözükebilir fakat kesinlikle öyle değil çünkü burada Türkiye’den farklı olarak insan eli değmemiş ve yeşilliklerine, ormanlarına sahip çıkmışlar, korumuşlar. Hatta eğer akşam saatlerine doğru ormanda ya da parkta yürüyüşe çıkarsanız tilki, fare, sincap ve gelincik görmeniz çok mümkün.
8. Ekmek ve Bira Çeşitleri


O kadar fazla ekmek çeşidi var ki az ekmek yiyor olsanız bile burada yemeye başlıyorsunuz. Çok çeşitli ve çok lezzetli ekmekler var. Berliner’e diyecek hiçbir şeyim yok mükemmel bir tatlı…
Almanya’nın biralarıyla meşhur olduğunu biliyordum fakat bu kadar fazla çeşit olduğunu bilmiyordum, meyveli, alkolsüz ve daha bir sürü çeşit biralar… Üstelik en ucuz bira fiyatı 50 centten başlıyor inanılır gibi değil.
9. Bisiklet Kullanımı

Burada herkesin kendine ait bir bisikleti var ve araba sürmek kadar normal bir şey. Bisiklet yerleri çok fazla ve burada bisikletlilerin de uyması gereken çok ciddi kuralları var. Gencinden yaşlısına kadar bisiklet süren insanlar görmeniz çok normal.
Şu da ilgimi çeken başka bir şeydi; Arabaların yarısından çoğu elektrikli. Benzinli, dizel ya da lpg’li araç çok az ve bu yüzden her yere arabalar için şarj istasyonları kurulmuş.
10. Otobüs ve Trenlerde Bilet Kontrolü

En çok şaşırdığım olay evet kesinlikle buydu. Türkiye’deki gibi şoförün yanında okutup ilerlemiyorsunuz. Otobüslerde bilet okutma yerleri var evet ama okutmayan insan çok fazla fakat herkesin bileti var. Trenlerdeyse direkt biniyorsunuz, tren içinde kontrol olursa biletiniz ve istenirse kimliğinizi gösteriyorsunuz fakat bazen hiç kontrol bile olmuyor. Ayrıca bilet satışı da koltuk sayısına göre yapılmıyor. Yani tren çok kalabalıksa ayakta gitme olasılığınız oluyor mesela Haziran ayından beri bütün Almanya içi ulaşım aylık 9 Euro’luk bir biletle mümkün fakat bizim ayakta yolculuk ettiğimiz zamanlar oldu. Sebebi de yukarıda yazdığım gibi koltuk sayısına göre yapılmaması.
Bu yazımın sonuna geldik. Umarım beğenmişsinizdir, ve bu bilgiler işinize yaramıştır. Aklınızda Almanya ile ilgili soru işareti varsa benimle iletişim kurmaktan çekinmeyin lütfen. Diğer Almanya yazılarında görüşmek dileğiyle, hoşça kalın…


Yorum bırakın